Yıkılmaz Denen Duvarlara Bir Yumruk: Muhammed Ali
Oğuz Kılıç


Muhammed Ali, yıkılmaz denilen duvarları tek yumrukla yere serdi. Siyah adam. Siyah bilge. Irkçılara karşı savurdu o yumruğu. Ve onları nakavt etti

“Şampiyonlar salonlardan çıkmaz. Şampiyonlar içlerinde tutku, hayal ve amaç olan insanlardan çıkar.”

Amerika'da ırkçılığın tavan yaptığı günlerde, Amerika’da Muhammed Ali rüzgârı esiyor, kitleler onun peşinden ilerliyordu

Dünyaya Mağlup Başlamak

Muhammed Ali, 17 Ocak 1942’de, Kentucky Louisville’de Odessa Grady Clay ve Cassius Marcellus Clay Sr çiftinin iki oğlundan biri olarak dünyaya geldiğinde ailesi ona, “Cassius Marcellus Clay Jr” adını verdi. Afro Amerikan ve İrlanda kökenli olan Muhammed’in, babası Cassius, sokak levhalarını boyayan bir boyacı, annesi Odessa ise temizlik işçisiydi. Yani, dünyada söz almak isteyen her adamın başına gelen şey gelmişti Muhammed Ali’nin başına, yoksulluktu bunun adı. Ve Amerika yoğun bir ırkçılığın tam da ortasındaydı. Yoksul ve siyahi olmak, dünyaya iki sıfır yenik başlamak sayılabilirdi.

Bisiklet Hırsızları ve Sıkılmış Yumruklar

Onun boks yapmaya niyet etmesi de son derece trajikomik. 54 yılında babasının aldığı bisikletle panayıra giden Muhammed Ali’nin bisikleti çalındı. Panayırda boks maçı izleyen bir polise durumu anlatsa da polis oralı olmamıştı. Bu durum karşısında “hırsızları bir boksör gibi yere sereceğim” diye yemin eden Muhammed Ali, o gün ettiği yemini ömrünün sonuna kadar bozmayacaktı.

İki Bin Dolar ve İkinci El Cadillac

Bir boksör gibi hırsızları yere sermesi için önce boks yapmayı öğrenmesi gerekiyordu Ali’nin. Öyle de yaptı, 12 yaşında bir boks salonuna kayıt oldu. Orada Joe Elsby Martin ile tanıştı. Martin’den öğrendikleri sayesinde -zaten fiziken ve ruhen uygun olduğu bu sporda- diğer çocukların arasından sıyrılması daha kısa sürdü.

Boks salonuna adım atmasının üzerinden çok zaman geçmemişti ki, National AAU ve Altın Eldiven Şampiyonası'nda amatör kayıtlara girdi. Amatör ligde çıktığı 167 maçın yalnızca 6'sını kaybederek rekor kırdı ve 18 yaşında iken katıldığı 1960 Roma Olimpiyatları’nda Polonyalı Pietrzkowsky’i yenerek altın madalyayı aldı ve profesyonel lige geçti. İlk profesyonel maçından 2 bin dolar kazandı. Bu parayla kendine ikinci el bir Cadillac alıp ve yeni arabasıyla yaşlı anne ve babasını gezdirdi, onca yoksulluğun arasından çıkıyorlardı belki de. Bu ilk turlarıydı. Genç boksörün adı neredeyse ışık hızında tüm Amerika’ya yayılmaya başlamıştı.

Ama Ben Bir Şampiyonum!

60’lı yıllar da 40’lı yıllardan farklı değildi ırkçılık konusunda. Restoranlarda siyahilere servis yapılmıyordu. Muhammed Ali ise artık bir şampiyon olduğu için bu tavırdan ayrı tutulacağını düşünüyordu. Ona bir beyaz gibi davranılacağını zannediyordu. Öyle olmadı. Girdiği restoranda kendisine yemek servis edilmedi. O ise “ama ben bu ülke için savaştım, ben bir şampiyonum” dese de bu, hiçbir şeyi değiştirmemişti. Bu ve benzeri olaylardan sonra ırkçılığı derinlemesine sorgulamaya başlayan Ali, Afrikalı büyük dedelerinin Müslüman olduğunu öğrendi. Müslümanlıkta ayrımcılığın, ırkçılığın yer almadığını öğrenmesi onu etkiledi ve 22 yaşında Müslüman oldu

Benim Adım Muhammed Ali

1964. Dünya Ağır Sıklet Boks Şampiyonu Sonny Liston'la unvan maçına çıkacak kadar yükseldi Ali. Liston, rakibini genç, güçlü ve çok hareketli görünce onunla baş edemeyeceğini anlayarak omzundan sakatlandığını söyleyip maçtan kaçtı ve Clay, 22 yaşında Dünya Ağır Sıklet Boks Şampiyonu oldu. Bu tarihi zaferden sonra Cassius Marcellus Clay kameraların karşına geçti ve artık Müslüman olduğunu, bundan sonra kendisinin “Muhammed Ali” diye çağrılmasını istediğini söyledi. Böyle dediği için genç boksöre kızan hâkim zümre Muhammed Ali'nin kameralar karşısında özür dilemesini istedi. Bu isteği geri çeviren Muhammed Ali'nin cevabı netti: “Neyin özrünü dileyeceğim? Elinizden geleni ardınıza koymayın.”

Vietnam Savaşı’nı Bitirme Denemeleri

Amerika'da ırkçılığın tavan yaptığı günlerde, siyahi bir boksör ağır sıklet boks şampiyonu olduktan sonra Müslüman olduğunu açıklamıştı. Birleşik Devletler’de Muhammed Ali rüzgârı esiyor, kitleler onun peşinden ilerliyordu. Bu genç boksörden kurtulmak isteyen yetkililer onu Vietnam Savaşı’na gönderme kararı aldı. Muhammed Ali, Amerika Birleşik Devletleri Ordusu’na çağrıldı.

Herkes Ali'nin vereceği cevabı bekliyordu. 28 Nisan 1967'de Muhammed Ali “Vietnamlılarla bir problemim yok. Onlar beni hiç aşağılamadılar” diyerek, orduya katılmayı reddetti. Ali'nin bu cevabı hâkim zümre ve yetkilileri adeta çıldırtmıştı.

Genç boksörün bu kararından sonra şampiyonluk unvanı elinden alındı, 5 yıl hapis ve 10 bin dolar para cezası verildi, karara itiraz sürecinde kefaletle serbest kalsa da pasaportuna el konuldu ve boks yapması yasaklandı.

Bütün yasaklar karşısında “dini inançlarımı yaşamamın cezası neyse çekmeye hazırım. Makineli tüfeklerin karşısına çıkmam gerekecekse, onu da yaparım” diyerek hiçbir cezanın kendisini etkilemeyeceğini ifade etti. Ali'nin hakkındaki mahkûmiyet kararı da 1971 yılında bozuldu.

İlk Mağlubiyet ve Ali’nin Geri Dönüşü

Sene 1971. “Asrın Maçı” olarak adlandırılan boks müsabakası gelip çattığında ringin bir köşesinde Muhammed Ali, diğer yanında ise Joe Frazier yer alıyordu. Muhammed Ali, bu maçta hakem kararıyla kariyerinin ilk yenilgisini aldı.

Ali eski günlerini mumla arıyordu, verdiği o uzun aranın etkileri görülüyordu. Joe Frazier yenilgisinin ardından bir başka yenilgi gelip kapıyı çalmıştı. Ali, bu sefer de Ken Norton’a yenilmişti. Sonraki maçlarda kendine gelmeye başlayan boksör, Ken Norton maçının rövanşını almayı başardı. Ali, kuvvetleniyor, hamlığını üzerinden atıyordu. Vücudu şampiyon olduğunu hatırlamaya başlamıştı. Toparlanan zihni ve bedeniyle sırasıyla kariyerinin ilk yenilgisini ona tattıran Joe Frazier’ı ve George Foreman’ı yenen Ali, unvanlarını geri almayı başardı. Bu galibiyetler de ona yetmedi ve 78 yılında Spinks’i yenmesiyle üçüncü kez dünya şampiyonluğunu kazandı ve bunu başaran ilk boksör oldu. Ve 78 yılında profesyonel boks kariyerini noktaladı şampiyon. 61 maç, 56 galibiyet, 5 yenilgi.

Parkinson Hastalığı ve O Film

84 yılında Parkinson hastalığına yakalanan Ali, kariyerine nokta koymasına rağmen hastalığını tüm dünyadan gizleyerek, büyük paralara iki boks müsabakasına daha çıktı ve ikisini de kaybetti. 2001 yılına gelindiğinde Will Smith’in Muhammed Ali’yi oynadığı “Ali” filmi dünyada izlenme rekorları kırdı, büyük ilgi gördü.

Bütün Sonların Kıyısında

Ali şarkılar söyledi, illüzyona merak saldı, dünyaya karşı duruşunu hiç bozmadı, genç bir adam olarak yaptığı hatalardan dersler aldı. Sistemin içinde yer almasına rağmen sisteme karşı ilk taşı o atmaya cüret etti ve bunu da yaptı. Yıkılmaz denilen o duvarları belki de tek yumruk ile yere serdi. Siyah adam. Siyah bilge. Bütün ırkçılara karşı savurdu o yumruğu. Ve onları nakavt etti.

Ve Son…

Dört evlilik yapan ve dokuz çocuğu bulunan büyük boksör 2016 yılında, dünyaya karşı durmaklığıyla meşhur olarak, bütün apoletlerin, adaletsizliğin karşısında bir süper kahraman olarak hayata gözlerini yumdu.